Türkiye Denizlerinin Bilindik Canlı Türleri

Türkiye Denizlerinin Bilindik Canlı Türleri

Süngerler (Porifera)

Süngerler Latince "delik" anlamına gelen "porus" kelimesi ile "taşımak" anlamına gelen "ferre" kelimelerinin birleşmesi ile porifera (delikliler) olarak adlandırılmıştır. Süngerler canlılar aleminin alglerden sonra en yaşlı grubunu oluştururlar. Zamanımızdan yaklaşık 600 milyon yıl önce dünyamızda mevcuttu ve fazla gelişmeden günümüze kadar gelmişlerdir.

Tatlı sularda yaşayan türleri de bulunmakla beraber süngerlerin önemli bir bölümü denizlerde yaşar. Denizlerde yaşayan süngerler kendilerini kaya, mercan resifi ve çeşitli kabuklar üzerine tespit ederek yaşarlar. Zaman zaman kendini tespit etmeyen ve dipte yuvarlanan süngerlere rastlanmakta ise de bu durum çok nadir olarak gözlenen yaşantı şeklidir.

Süngerlerin dış görünüşleri oldukça değişkendir; hatta aynı tür içinde bile morfolojik farklılıklar görülebilir. Bununla birlikte kupa, kadeh ve vazo şeklinde düzenli olabildikleri gibi, şekilsiz veya ağaç dalları gibi ya da muhtelif yüzeyleri örten kabuk şeklinde olanları vardır. Boyları çok değişken olup, birkaç mm. ile 2m. arasında değişir. Renkleri ise mavi, yeşil, sarı, kırmızı, kahverengi, kirli beyaz, gri ve siyah olabilir. Türkiye’nin Akdeniz ve Ege Denizleri sahillerinde bulunurlar.

turkiyedenizleri (14)


Fotoğraf 1. Verongia aerophoba


 

turkiyedenizleri (15)

Fotoğraf 2. Axinella sp.

 
Kinidliler (Cnidaria)
Hidroyidlerin, denizanalarının, anemonların ve mercanların içinde bulunduğu bu şube, en güzel deniz canlı türlerini içinde barındırır. Genel olarak çiçeğe benzer, yumuşak vücutlu hayvanları kapsayan bu şubedeki hayvanların çoğu, yaşam döngülerinin belirli bir dönemini denizanası formunda geçirir.

Bu şubenin temsilcilerinin vücutları çoğunlukla bitkiye ya da kayaya benzediği için deniz bitkileriyle karıştırılabilirler. Fakat poliplerin hareketlerini görebileceğiniz kadar yaklaştığınızda, gördüğünüz canlılının bir bitki ya da kaya değil belki de yüzyıllardır orada öylece duran bir koloni veya hayvan olduğunu anlarsınız.

Türkiye’nin Akdeniz ve Ege Denizlerinde sıklıkla rastlanan türlerinin bir kısmını da Karadeniz ve Marmara’da da görebilmek mümkündür.

turkiyedenizleri (16)

Fotoğraf 3. Cerianthus membranaceus (Denizlalesi)

 

turkiyedenizleri (17)

Fotoğraf 4. Axinella sp. (Denzigülü)

 
Yassısolucanlar (Playthelmintes)

Türe bağlı olarak farklı yaşam alanlarına sahip olan yassısolucanlar, taşlıkların alt kısımlarında, bitkilerin yoğun olduğu yerlerde, kabukluların içinde ve diğer hayvan topluluklarına yakın alanlarda bulunabilirler. Büyük bir çoğunluğu etçil olan yassısolucanların renklerinin çeşitliliği ve vücut şekleriyle, deniztavşanlarıyla karıştırılabildiği de olur.

turkiyedenizleri (18)
Fotoğraf 5.  Turbellaria  sp. (Yassısolucan)

 
Halkalısolucanlar (Annelida)

Halkalısolucanların en büyük özelliklerinden biri vücutlarının birbirine benzer küçük bölümlerden (segmentlerden) oluşmasıdır. Yalnızca baş kısımları bu şekilde bölümlü bir yapıda değildir. Uzun vücutları üstten hafifçe basıktır. Derilerinde çok sayıda bez hücresi vardır. Bu bezler genellikle yapışkan sıvılar salgılar.  Türkiye’nin Akdeniz ve Ege Denizi sahillerinde farklı türleri ile dağılıma sahiptirler.

 

turkiyedenizleri (19)

Fotoğraf 6. Hermodice carunculata (Denizçıyanı)

 

turkiyedenizleri (20)

Fotoğraf 7. Spirographis spallanzani (Tüplü Kurt)

 
Yumuşakçalar (Mollusca)

Bu şubeye ait türlerin yapıları yumuşaktır, ancak sert kabuklu bazı hayvanlar (örneğin bivalivia sınıfından midyeler) da bu şubenin içinde yer alır. Üç sınıfta toplanacak olursa, yumuşakçaları, karındanbacaklılar (gastropoda), midyeler (bivalvia) ve kafadanbacaklılar (cephalopoda) başlıklarında toplamak mümkündür.  

Karındanbacaklılar (Gastropoda)

Vücutlarının dış yapısı simetrik değildir ve iki özellikleri ile diğer sınıflarda farklılaşırlar. Bunlardan birincisi torsiyondur. Salyangozların hepsi genç evrelerinde eş taraflı simetrilidir (bilateral simetri), yani vücut iki eş parçaya sahiptir. Gelişmeleri sırasında da vücudun her iki yanının eşit bölünmesi nedeniyle bu simetrik yapı bozulur. Bir taraf genellikle sol taraf daha hızlı büyü ve diğer tarafta küçülür. Bu nedenle iç organlar 180o döner. Bu dönme olayına kısa torsiyon denir. İkinci özellikleri de asimetrinin oluşmasıyla kabuğun sarmal, yani spiral bir şekilde dönmesidir. Torsiyondan sonra vücut büyük ölçüde asimetrik bir yapı kazanır. Kabuk, torsiyondan bağımsız olarak bir rulo gibi kıvrılır. İlk olarak torsiyon, sonra da asimetri ortaya çıkar. Türkiye’nin tüm sahillerinde yayılım gösteren bu sınıfın türleri geniş bir yayılıma sahiptirler.

 

turkiyedenizleri (21)

Fotoğraf 8. Cyprea lurida  (Porselen Salyangozu) 

 

turkiyedenizleri (22)

Fotoğraf 9. Charonia tritonis (Triton)

 
Midyeler (Bivalvia)

En tipik özellikleri kazıcı ayakları olması ve vücutlarının yassılaşmış olması ve vücutlarının yassılaşmış olmasıdır. İki parçalı kabukları her zaman vücudu tümüyle örter. Birçok midye inci üretebilir ancak, bunlardan ekonomik değere sahip olanları Türkiye sularından çok uzaklarda, Pasifik’in sıcak sularındaki türlere (Pincata sp.) tarafından üretilenlerdir.  Birçok bivalivia yarı ya da tam olarak tutunur şekilde yaşam sürdürür. Birkaç türü yer değiştirme biçiminde yüzebilir.  Bu sınıfın türleri süzerek beslenir ve su hareketlerinin yoğun olduğu bölgelerde gruplaşmışlardır.  Yumuşak zeminlere gömülerek yaşayanlar, sert zemin üzerinde yaşayanlar, sert zeminleri oyarak yaşayanlar gibi değişik tipte türlere sahip olan bivalvialar Türkiye sahillerinde geniş yayılıma sahiptir. Bu türlerden Siyah midye (Mytilus galloprovincialis) ise neredeyse tüm bölgelerimize uyum sağlamayı başarabilmiştir.

 

turkiyedenizleri (23)

Fotoğraf 10. Pinna nobilis  (Delici-Dev Midye) 

 

turkiyedenizleri (24)

Fotoğraf 11. Mytilus galloprovincialis  (Siyah Midye)

 
Kafadanbacaklılar (Cephalopoda)

Yumuşakçaların en gelişmiş gurubudur. En tipik özelliklerinden biri yüzücü olmaları ve etçil beslenmeye uyum sağlamalarıdır. Okyanuslarda yaşayan bazı türlerin boyu 25 metre kadar olabilir. Kafadanbacaklılar genellikle su fışkırtma ile yüzer ve nektonik canlılardır. Çok hızlı yer değiştirebilirler. Derileri renk hücreleri üreten farklı yapıları içerir. Kasların kasılıp gevşemesi sırasında yüzeydeki renk hücrelerinin de yüzey  alanı değişir; böylelikle de renk değiştirebilirler. Kafadanbacaklıların çoğunda kendini yenileyebilme özelliği vardır; kopan bir organın yerine yenisini yapabilirler. Ayrıca ahtapotların başka bir ilginç özelliği vantuzlarının bir yere tutunma görevinden başka tat alma görevini de üstlenmesidir. 

 

turkiyedenizleri (25)

Fotoğraf 12. Octopus vulgaris   (Ahtapot)   

 

turkiyedenizleri (26)

Fotoğraf 13. Loligo vulgaris  (Kalamar)

 

turkiyedenizleri (27)

Fotoğraf 14. Hypselodoris orsinii (Deniztavşanı) 

 

turkiyedenizleri (28)

Fotoğraf 15. Discodoris atromaculata (Deniztavşanı)

 
Eklembacaklılar (Arthropoda)

Hayvanlar aleminin en geniş şubesini oluşturan eklembacaklıları böcek türlerini de içerisinde bulundururular ve yaklaışk 1,200,000 türe sahiptirler. Eklembacaklıların sulardaki temsilcileri arasında en çok bilinen türler Kabuklular (crustacea) sınıfı içersindedir. Bunlardan malacostra altsınıfında Decapoda (onayaklılar) takımı karidesleri ve yengeçleri kapsar. Kabuklular sınıfında yaklaşık 25,000 tür vardır ve bunların büyük bir bölümü de suculdur. Kabukluların birçoğunun dersinde kromotofor vardır ve bu sayede renklerini değiştirebilirler.Kabuklularda vücut kafa, toraks (göğüs) ve abdomen (karın) olarak üç bölümde incelenir.  Özellikle karideslerde tür teşhisine önemli ölçüde yardımcı olan rostrum adlı çıkıntı, vücudun baş kısmında bulunur, genlikle süngüye benzer bir görünüşü vardır. Rostrumdaki dişleri sayısı ve şekli tür teşhisi açısından önem taşır.

 

turkiyedenizleri (29)

Fotoğraf 16. Palaemon elegans (Karides) 

 

turkiyedenizleri (30)

Fotoğraf 17. Homarus gammarus (Istakoz)

 
Derisidikenliler (Echinodermata)

Bu şubenin altında toplanan hayvanlar, omurgasızlar içinde evrim bakımından en ileri seviyede olan gruptur. Dış görünüş bakımından birbirilerinden çok farklı olmalarına rağmen tüm derisidikenlilerin bedensel yapısı az çok birbirine benzer. Bütün derisidikenlilerin üç ortak özelliği vardır. Erişkinleri beşli ışınsal simetri gösterir. Ama larval dönemlerinde eş taraflı (bilateral) simetri gösterirler. Beşli ışınsal simetri başkalaşım döneminde meydana gelir. Birçok eklemli levhacıktan oluşan bir iç iskeletleri (denizhıyarları hariç) ve başka hiçbir hayvanda bulunmayan su kanalları sistemi vardır.

 

turkiyedenizleri (31)

Fotoğraf 18. Paracentrotus lividus (Denizkestanesi) 

 

turkiyedenizleri (32)

Fotoğraf 19. Marthasterias glacialis (Denizyıldızı)

 

turkiyedenizleri (33)

Fotoğraf 20.  Synaptula sp. (Denizhıyarı)

 

turkiyedenizleri (34)

Fotoğraf 21. Holothuria tubulosa (Denizhıyarı)

 
Balıklar (Pices)

Balıklar kendi içlerinde kemikli ve kıkırdaklı balıklar olmak üzere iki büyük sınıfta toplanırlar. Kemikli balıkların en önemli özelliği, kolayca yüzebilmelerine yardımcı olan yüzme keseleridir. Genlikle vücutlarının orta kısmında, eşeysel bezlerin ve midenin üzerinde bulunan yüzme keselerindeki havanın hacmini kontrol altında tutarak suda istedikleri yönde alçalır ya da yükselirler. Genellikle saklanmayan ve kolayca görülebilen ama tehlike sezdiklerinde hızlıca kaçabilen balıklar çoğunlukla kemikli balıklardır. Kemikli balıkların ancak beşte biri tuzlu sularda yaşar.

Denizlerde çoğunlukla dibe yakın yerlerde saklanırken veya öylece dururken görmeye alışık olduğumuz balılar, yüzme kesesi gibi kullanışlı bir özellikten yoksun olan kıkırdaklı ve kemikli balıklardır. Bu balıklar bentik faunada yaşayan, demarsal ya da bentik balıkları oluştururlar.  Yüzme keselerinin olmaması hızlı yüzemedikleri anlamına gelmez. Bu balıkların dipten yükselebilmek için sürekli yüzmeleri gerekir. Yüzmeyi bıraktıkları anda ağır bir metal parça gibi dibe çökerler. Yani sürekli hareket etmek zorundadırlar. Kıkırdaklı balıklar çoğunlukla sınırlı alanlarda dolaşır ve geniş bir dağılım göstermez. Türlerin ya da tür gruplarının dağılımı, bulundukları ortamdaki su sıcaklığı tarafından sınırlanır. Kıkırdaklı balıkların ekonomik değeri kemikli balıklar kadar yüksek değildir.

Balık türlerinin teşhisinde başta vücut şekli olmak üzere, yüzgeçlerin yerleşimi ve başın şekli kullanılır. Bazı türler için renk ayırıcı bir etken olabilir, ama özellikle cinsiyetlerine göre renkleri değişebilen türlerin benzer türlerle karşılaştırılmasına da neden olabilir. Balıklar diğer omurgasızlar gibi rengarenk olmasalar da yaşamlarının belli dönemlerinde, özellikle üreme mevsimlerinde sualtı fotoğrafçılarını cebeden renklere bürünürler.
 
Kıkırdaklı Balıklar (Chondrichtyes)

İskeletleri kıkırdak yapıda olduğundan bu hayvanlar, kıkırdaklı balıklar anlamına; Chondrichthyes olarak isimlendirilmişlerdir. Kıkırdak yapıdaki iskelet ilkel bir özellikten çok dejeneratif bir özellik olarak kabul edilir. Çünkü bunların en yakın akrabaları olan Plaucodermi fosillerine devoniende rastlanmasına karşın, ilkel kemikli balıkların fosilleri siluriende bulunmuştur. İskeletin bazı kısımlarında kalkerleşme görülmesine karşın bu sınıfın hiç bir örneğinde kemik yapıya rastlanmaz. Kordalılar içerisinde hareketli çeneler ilk kez bu hayvanlarda görüldüğünden Gnasthostomata (çeneliler) altşubesinin en basit yapılı örneklerini içerisine alır. Bunların çift haldeki üyeleri ve omurları bulunur. Hemen hemen hepsi yırtıcıdır ve çeşitli canlılarla beslenirler. Çok az bir kısmı dışında hepsi genellikle denizlerde yaşar. Jeolojik devirlerde yaşamış bir çok kıkırdaklı balığın, bugün pul, diş ve yüzgeç ışını gibi sert kısımlarının fosillerine rastlanmaktadır. Kıkırdaklı balıklar biyolojik açıdan da çok ilginçtir. Çünkü bunların bazı anatomik özelliklerini, yüksek yapılı omurgalıların erken embriyonik evrelerinde de görmek olasıdır. Bunların, Ostracodermi-Plakodermi arası bir atadan zırhlarını ve iskeletlerindeki kemik yapıları kaybederek oluştukları kabul edilir.

Bu sınıf, içerisinde vatozları ve köpekbalıklarını barındırır. Türkiye sularındaki dağılımları ise tuzluluk ve sıcaklık faktörlerine göre farklı türler için farklılaşmış durumdadır. Türkiye denizlerinin tamamında yayılıma sahip köpekbalığı türü ise camgöz olarak bilinen Squalus acanthias dır.  Türkiye genelinde yayılıma sahip vatoz türü ise genel adı Vatoz olarak da bilinen Raja clavata dır.

 

turkiyedenizleri (35)

Resim 1. Squalus acanthias (Camgöz) 

 

turkiyedenizleri

Resim 2. Raja clavata  (Vatoz)

 
Kemikli Balıklar (Osteichthyes)

Kemikli balıklar (Osteichthyes), iskeletleri kemik yapıda ve dentin kökenli elemanlar bulunan balıkları içeren sınıftır. Vücutları çeşitli şekillerde olabilir. Vücut üzerindeki pullar sikloid, ktenoid veya ganoid tiptedir. Kuyruk yüzgeci genellikle homoserk yapıdadır, ancak çeşitli gruplarda farklılık gösterebilir. Yine farklı gruplarda, diğer yüzgeçlerde görülen yapısal değişiklikler, sistematik açıdan önem taşır.

Ağızları üst veya uç konumludur. Hareketli çenelerinde çeşitli yapıda dişler bulunur. Bazı gruplarda ayrıca, yedinci solungaç yayı üzerinde farinks dişleri görülür. Solungaçların üzeri "operkulum" adı verilen kapakçıkla örtülüdür. Mide ve bağırsaklar arasında "pilorik kapakçıklar" bulunur. Kalpleri bir karıncık ve bir de kulakçık olmak üzere, iki bölümden oluşur. Değişken vücut sıcaklıklı (poikilotherm) canlılardır. Kapalı dolaşım sistemi görülür. Yüzme keseleri bulunur. Bu kese, suyun farklı seviyelerindeki basınç miktarlarına karşı dayanıklılık sağlamada, solunumda, ses çıkarmada ve ses işitmede yardımcıdır. Akciğerli balıklarda (Dipnoi) ise, akciğer görevindedir.

Beyinlerinden 10 çift sinir çıkar. Her kulakta 3 yarım daire kanalı bulunur. İç kulakta bulunan kulak taşları dengenin sağlanmasından sorumludur ve bu taşların halkalarından yaş tayini yapılır. "Yanal çizgi", duyu alımından sorumlu olan temel elemandır. Bazılarında bulunan bıyıklar, zeminde besin bulmaya yardımcıdır.

Böbrekleri mezonefroz (gelişmiş böbrek tipi) tiptedir. Kloakları yoktur. Çift halde gonadlar bulunur. Döllenme vücut dışında gerçekleşir ve üreme tipi genellikle ovipari(yumurtasını vücut dışına bırakarak çoğalan)dir.

Denizlerde ve tatlı sularda, birçok farklı ortamda dağılım gösterirler. Tatlı sularda yaşayanlarda, vücuttaki su kaybını önlemek amacıyla çeşitli adaptasyonlar gelişmiştir. Vücuda su girişini önlemek için, vücut yüzeyi mukusla kaplanmıştır, gözde yağımsı yapıda bir göz kapağı bulunur. Böbrekler ve kas sistemi daha gelişmiştir.
  
Türkiye Denizlerinde Gerçekleştirilen Dalışlarda

Rastlanabilen Kemikli Balık Türleri
 
ADABEYİ (Scorpaena scrofa)
Vücutları genellikle alacalı koyu kahverengi, pembe ve kiremit kırmızısıdır. Çoğunlukla derinliği 20-200 metre arasındaki sularda, kumluk veya kayalık ortamlarda, dibe bağımlı olarak yaşarlar. Boyları 50 cm yi geçmeyen genelde 20-30cm arasında olurlar. Genlikle balıklar, eklembacaklılar ve yumuşakçalılarla beslenirler. Sürü oluşturmazlar. Her zaman bireysel olarak beslenirler.

turkiyedenizleri (36)
Resim 3. Adabeyi

 
AKYA (Lichia amia)

Kuzu, Çıplak, Leka ve İskender balığı olarak da tanınır. Genelde 50 - 100 cm. en çok 180 cm. ve 60 kg. ağırlıkta olabilir. Yumuşakçalar, kabuklular ve küçük balıklarla beslenerek dipte kıyılara yakın küçük sürüler halinde dolaşır. Canavar balıklardandır, çevresindeki balıkları yok edercesine yer. Geçmişte çok avlanılması nedeniyle neslinin tükenme tehlikesi vardır.

 turkiyedenizleri (37)
Resim 4. Akya

ASIL HANİ (Serranus cabrilla)

Vücutları kırmızı kahverengidir, yan taraflarında üç tane boylamasına sarımsı şerit vardır. Sırta yakın bölgelerde 7-9 tane kırmızımsı kahverengi enin bant bulunur. Bununla birlikte balıktaki renklenme bulunduğu ortama, mevsime ve yaşına göre değişim gösterir. Ortalama olarak boyları 20 santimetre civarındadır. 40 cm ye kadar büyüyebildikleri görülmüştür. Sırt yüzgeçlerinde bir, solungaç kapağında iki diken vardır. Etçildirler, Genel olarak küçük balıklar, eklembacaklılar, kafadanbacaklılar ve halkalısolucanlarla beslenirler. 

turkiyedenizleri (38)
Resim 5. Asıl Hani

BARBUNYA (Mullus barbatus)

Sıcak ve ılık denizlerin kumlu, çamurlu sahillerinde 300m ye varan derinliklerinde sürüler halinde yaşar. Ortalama 12 – 15cm den en çok 40 cm. büyür. Suyun ısı şartlarında derinlerden sahile mevsimsel göçler yapar. 10 yıl yaşayabilir. Nisan - Haziran arası 15.000 - 100.000 yumurta döker. Etinin lezzeti ve bol avlanılmasıyla ekonomik değeri yüksektir.  

turkiyedenizleri (39)
Resim 6. Barbunya

BENEKLİ LAPİN (Lobrus bimaculatus)

Erkeklerin rengi genel olarak sarımsı kahverengi ve yeşil arasında değişir. Çoğunlukla yanlarında uzunlamasına mavi çizgiler ve lekeler vardır. Karın kısımları turuncudur, yüzgeçlerinin rengi ile sarımsıdan kırmızıya kadar değişir. Boyları 40 cm ye kadar çıkabilir. Baş kısımları uzuncadır ve renkleri sayesinde ayırt edilirler. Genel olarak omurgasız hayvanlarla, özellikle de yengeçler, yumuşakçalar ve solucanlarla beslenirler.

turkiyedenizleri (40)
Fotoğraf 22. Benekli Lapin

BERBERBALIĞI (Anthias anthias)

Hani ailesinden bir balıktır. Sıcak ve ılıman denizlerin kayalık, çakıl ve bazen çamurlu "bölgelerinde; 50 - 300 m. derinliklerde yaşayan" Berber Balığı, 25 cm. uzunluğa erişebilir. Az bulunduğu için fazla ekonomik değeri yoktur. Denizlere renk güzelliği verir. Üremeleri diğer Hani cinsi balıklar gibidir.

turkiyedenizleri (41)
Resim 7. Berberbalığı

BÜYÜK HOROZBİNA (Parablennius gattorungine)
Ana renkleri kızılla kahverengi arasındadır. Sığ suların derin taşlık çukurlarında, kayalık bölgelerde yaşarlar. Boyları en fazla 30 cm yi ulaşabilir, ortalama uzunlukları ise 15-20 cm dir. Vücutları uzun ve incedir. Bu hayvanlar genellikle gündüzleri aktiftir.  Genellikle alglerle beslenen bu hayvanlar, hayvansal besinleri tercih etmezler.  

turkiyedenizleri (42)
Fotoğraf 23. Büyük Horozbina


ÇIRÇIR (Symphodus tinca)

Kahverengimsi, yeşilimsi, sarımsı, mavi ve kırmızı renkli olabilirler. Vücutlarında yan yana dizilmiş kırmızı ve mavi noktalar bulunur. Kuyruk yüzgecinin hemen önünde siyah bir leke vardır. Alglerle kapalı kumluk ve taşlık diplerde ve denizçayırlarının bulunduğu bölgelerde yaşarlar. Boyları 45 cm kadara olabilir. 14-15 yıl kadar yaşarlar. Bulundukları bölgedeki organik  kalıntılarla beslenirler. Bu tür Karadeniz sahillerimizde yoğun bir dağılıma sahiptir.  

turkiyedenizleri (43)
Fotoğraf 24. Çırçır

ÇIRÇIR (Symphodus mediterraneus)

Renkleri kırmızımsı ve kızıl-kahverengi arasında değişir. Kuyruk yüzgeçlerinin her iki yanında birer siyah nokta vardır. Erkek ve dişiyi ayırt etmek için yanal yüzgeç renklerine dikkat edilir. Alglerle kaplı taşlık zeminlerde, kumluk ve kayalık diplerde yaşarlar. Boyları 18 cm ye kadar çıkabilir. Vücutları ovalimsidir. Bazı yumuşakça ve omurgasızlarla beslenirler.  

turkiyedenizleri (44)
Fotoğraf 25. Çırçır

ÇİZGİLİ MERCAN (Lithognathus mormyrus)

Mırmır Balığı da denir. Mercana göre vücudu daha uzundur. Genellikle Akdeniz’de bulunur ve en çok 30 cm e büyür. Sığ suların bitkilerle örtülü taşlık, kayalık, kumluk bölgelerinde yaşar. Acı su bölgelerine de girer. Biyolojik yaşamı Karagöz / Mercan gibidir.

turkiyedenizleri (45)
Resim 8. Çizgili Mercan

DENİZATI (Hipocampus hipocampus)

Yeşilimsiden kahverengiye ve sarının tonlarına kadar değişik renklerde olurlar. Bazen de koyu kahverengi üzerinde beyaz benekli olanları görülür. Alglerin bol olduğu salanlarda, denizçayırlarına yakın bölgelerde, özellikle de Posidonia türünün olduğu alanlarda yaşarlar. Boyları 15 cm ye ulaşabilir. Bazı balıkların yumurtaları ve küçük omurgasızlarla beslenirler.

turkiyedenizleri (46)
Fotoğraf 26. Denizatı

DİKENLİ ÇÜTRE (Stephanolepis diasporos)

Renkleri sarımsı kahverengiyle koyu yeşilin tonları arasında olabilir. Taşlık ve kayalık alanlarda yaşaralar. Saklanabilecekleri taş altlarını ve küçük kovukların bol olduğu bölgeleri tercih ederler. Genellikle orta derinliklerdeki sularda yer alırılar. Boyları en fazla 25 cm olabilir. Uçları sivri ovalimsi bir vücutları vardır. Küçük dip omurgasızları ve bazı diğer mikroskobik canlılarla beslenirler.

turkiyedenizleri (47)
Fotoğraf 27. Dikenli Çütre

DİLBALIĞI (Solea sp.)

Denizlerimizde 10 m den 300 - 500 m ye kadar derinliklerin, kumlu, çamurlu veya çakıllı diplerinde fazla hareket etmeden ve uzun göçler yapmadan yaşar. Boyları 20 - 25 cm olur. Dipteki omurgasızlar, küçük balıklar ve böceklerle beslenir. 

Resim 9. Dil Balığı

 

EŞKİNA (Sciaena umbra)

Sıcak ve ılıman denizlerin 100 - 150 metrelerine kadar  taşlık, kayalık ve mercanlı bölgelerinde yaşar. Bütün denizlerimizde bulunur. Gezgin bir balık değildir. Aynı zamanda Taşbalığı ve Mavruşgil Balığı olarak da tanınır. Bahar sonu, yaz aylarında üreyen Eşkina  30 - 35 cm uzunluk ve 500-600 gr ağırlığa erişir.

turkiyedenizleri (48)
Resim 10. Eşkina

GÖĞEBAKAN (Uranoscopus scaber)

Renkleri grimsi kahverengidir. Vücutlarında düzensiz, açık renkli benekler vardır. Birinci sırt yüzgeçleri siyahtır. Erginleri 25-30 santimetre kadar olabilir. Birinci sırt yüzgeçleri dört ışınlıdır. Solucanlar, salyangozlar ve küçük balıklar beslenmelerinde önemli rol oynar.

turkiyedenizleri (49)
Fotoğraf 28. Göğebakan

GÜN BALIĞI (Thalassoma pavo)

Genç bireyleri yosun yeşilidir. Sırt yüzgeçlerinin ortasında siyah bir nokta vardır. Daha büyük ve dişi bireyler ise turuncu-kahverengi karışımı renklere sahiptir. Kafalarında mavi çizgiler bulunur. Çeşitli taşlık zeminlerde ve denizçayırlarının yakın alanlarında yaşarlar. Genellikle derinliği 1-50 metre olan sularda yaşarlar. Akdeniz ve Ege Denizi kıyılarında yoğun olarak yayılıma sahiptirler. Boyları ortalama 14-20 cm dir ve 25 cm ye kadar büyüyebilirler. Diplerde buldukları omurgasızlarla beslenirler.

turkiyedenizleri (50)
Fotoğraf 29. Günbalığı

 
GÜNEŞ BALIĞI (Coris julis)

Bu balık da Lapin ailesindendir ve aynı yaşam karakterini gösterir. Boyları ortalama 20 cm olur. Gövdesini çevreleyen renklerin güzelliği ile denizlere güzellik katarlar. Ortalama 15-20 cm uzunluğunda olurlar. Genel olarak omurgasızlarla özellikle de kabuklular ve yumuşakçalarla beslenirler. Nisan - Haziran arasında üremelerini yaparlar ve türüne göre 600 - 20.000 taneye kadar yumurta dökerler. 

turkiyedenizleri (51)
Resim 11. Güneş Balığı

İZMARİT (Spicara maena)

Denizlerimizin yerli balıklarındandır. Küçüklerine Kancur, büyüklerine Kanal İzmariti denir. Boyu ortalama 15 cm, dişileri daha küçük olur. Hareketli ve kurnazdır. Yaz aylarında sahillere kadar sokulur. Üst, ön dikenleri tehlikelidir. Batar ve yara yapar. 10 - 12 yıl yaşayabilir. Erkekleri 3, dişileri 2 yaşında olgunlaşıp 60.000 - 70.000 yumurta verir. Balık yumurtaları, yavruları ve yosunlarla beslenir.

turkiyedenizleri (52)
Resim 12. İzmarit

KALKAN (Psetta maxima)

Bir dip balığı olan Kalkan, Karadeniz’in en tanınmış balıklarındandır. Boğazlar, Marmara, Ege ve Akdeniz’de seyrek rastlanır. Gezici balık değildir. Bütün hayatı dipte yatmakla geçer. Batı Akdeniz, Atlas Okyanusu ve Şimal Denizinde Kalkanın diğer türleri yaşamaktadır. 25 - 30 yıllık ömrü olan Kalkan Balığı 1 m boya erişebilir. Sahillerde 5 - 10 m den başlayarak 300 - 400 m derinliklere inebilir. Etçil ve fazlasıyla obur bir balıktır. Erkekleri 5 -6, dişileri ise 6 -7 yaşlarında olgunlaşıp üremeye geçebilir. Üremeleri 100 – 150oC sularda Nisan'dan Haziran'a kadar sürer. Milyonlarca yumurta vermesi yanında etinin lezzeti ve verimliliği ile ekonomik değeri çok yüksektir.

turkiyedenizleri (53)
Resim 13. Kalkan

KANATLI KIRLANGIÇ (Dactyloptherus volitans)

Boyları 50 cm ye ulaşabilen ve Kırlangıç'ın bir türü olan bu balıklar, güzel ve bezeli renkleriyle Ege ve Akdeniz'de yaşar. Su yüzeyinden 1-1.5 m yüksekte 1-10 saniyelik sürede 30-35 m lik uçuşlarla denizleri süsler. Suların ısınmasıyla beraber sahillere yaklaşarak Mayıs - Temmuz arası ürer. 10-80 m derinliklerde yumuşakçalar, kabuklular ve böceklerle beslenir. 

turkiyedenizleri (54)
Resim 14. Kanatlı Kırlangıç

KARAGÖZ (Diplodus vulgaris)

Bütün denizlerimizde, çoğunlukla Marmara ve Ege'de ılıman suların kayalıklarında yaşayan, bol bulunan yerli balıklarımızdandır. Sürüler halinde yaşar. Suların ısı şartlarına göre bahar aylarından Ağustosa kadar üreme yapar. Çeşitli türleri sularımızda yaşar. Kuyruğu lekeli ve çizgili olanı Isparoz / İspari olarak da tanınır.

turkiyedenizleri (55)
Resim 15. Karagöz

KUPES (Boops boops)

Altın kuşak da denir. Ilıman ve sıcak denizlerde yaşar. Akdeniz, Ege ve Marmara'da bulunur. Marmara’dakilerin bir bölümü Karadeniz’e çıkar ve döner. Yosunlar, balık yavruları ve kabuklularla beslenir. Boyları 15 - 25, en çok 35 cm olur. Üremelerini bahar sonunda yapar. Karagöz ve Çitari ile aynı türdendir.

turkiyedenizleri (56)
Resim 16. Kupes

LAHOZ (Epinephelus costae)

Ege ve özellikle Akdeniz'de yaygın bulunan, boyları 1 m. olabilen bir Hani türüdür. Fazla derinlere gitmeden kayalık, taşlık veya çakıllı alanlarda yaşar. Oldukça yırtıcı, etçil bir balıktır. İrili ufaklı her türlü kabuklular, omurgasızlar ve küçük balıklarla beslenir. Mayıs - Haziran arasında üreme yaparlar. Etçil olan bu balıklar kafadanbacaklılar ve balıklarla beslenmeyi tercih eder. İyi birer yüzücüdürler, bu sayede avlanmak amacıyla uzun mesafeler kat edebilirler.  

turkiyedenizleri (57)
Resim 17. Lahoz

MERCAN (Pagellus erythrinus)

Sıcak ve ılıman denizlerin en ünlü balıklarındandır. Denizlerimizde Karagözle beraber büyük bir aile oluşturur. Marmara, Ege ve Akdeniz’de yaygındır. Boyları yaklaşık 20 – 30 cm en çok 70 cm olabilir. Etçildir. Kabuklular, yumuşakçalar ve küçük balıklarla beslenir. Denizlerin taşlık, kayalık bölgelerinde sahillere yakın yaşar. Diğer Mercanlar gibi Hermafrodit fiziği ile hem erkeklik, hem de dişilik karakteri göstererek bahar ayları ile Ağustos arası ürer.

turkiyedenizleri (58)
Resim 18. Mercan

MIĞRI (Conger conger)

2 - 3 m boydan 50 - 60 kg a erişebilen, 30 yıla kadar ömrü olan, yazın sığ suların, kışın 150 m derinliklerin taşlık, kumlu ve çamurlu zeminlerinde yaşayan bir balıktır. Nehirlere giremez. Sert, hareketli ve yırtıcıdır. Su içinde bulduğu her canlıyı yiyebilir. Gündüzlerini yatarak geçirip, karanlıkta avlanır. İlk ve sonbahar arası 100-150 m derinlerde açık denize 3-5 milyon yumurta döker.

turkiyedenizleri (59)
Resim 19. Mığrı

MÜREN (Murena helena)

Merina Balığı da denir. Boyları 2 m hatta daha da fazla olabilir. Etçil ve yırtıcı bir balıktır. Ürkütüldüğü veya tahrik edildiğinde fazla saldırgan olup, çevresindeki insanlar için tehlikeli olur. Avlanmasının tehlikesi ve denizlerde az bulunuşu nedeniyle fazla ekonomik sayılmaz. Çeneleri kuvvetli kaslarla çevrilidir. Üstçenelerindeki tek sıra halinde dizilmiş sivri dişleri çok kuvvetlidir. Ancak, Eski Roma çağlarından beri etinin çok lezzetli olduğu bilinmektedir. Bütün denizlerimizin az derinliklerinde ve kuytu yerlerde yaşar. Belirgin bir solungaç kapağı bulunmaz. Üremeleri ilkbahardan başlayarak sonbahara kadar sürer. Dip balıkları, kabuklular, ahtapot ve karidesle beslenirler.

turkiyedenizleri (60)
Resim 20. Müren

ORFOZ (Ephinephelus guaza)

Hani türünden ve Levrekle akrabadır. Ortalama 60 - 70 cm den 1 - 1.5 m boy ve 30 - 40 kg ağırlığa erişebilir. Ege ve Akdeniz balığıdır. Taşlık, kumluk ve yosunlu sahil bölgelerinin 8 m den 150 m derinliklerine kadar yalnız yaşar. Etoburdur. İrili ufaklı kabuklular ve yumuşakçalarla beslenir. Eti çok lezzetli olmakla beraber yaşlıları kuru ve lifli olur. Denizlerimizde az bulunmasına rağmen, sualtı zıpkın avcıları tarafından türün yaşamı açısından tehlikeli bir şekilde tüketilmektedir.

turkiyedenizleri (61)
Resim 21. Orfoz

PAPAĞANBALIĞI (Sparisoma cretense)

Ege’de seyrek, Doğu Akdeniz’de yaygın bulunan, fazla göçler yapmadan sıcak denizlerin sığ, taşlık ve bol bitkili, bazen de acı su bölgelerinde yaşayan, çok çeşitli ve güzel renkleri olan bir balıktır. Iskaroz Balığı da denir. Deniz yosunlarıyla beslenir.

turkiyedenizleri (62)
Resim 22. Papağanbalığı

PAPAZ BALIĞI (Chromis chromis)

Sıcak ve ılıman denizlerin 50 m ye inen dibi kayalık, mağaralı bölümlerinde yaşar. Bütün denizlerimizde bulunur. Boyları 12 - 18 cm. olabilir. Bahar sonundan Ağustosa kadar üreme yapar ve yumurtalarını çok iyi gizler. Plankton ve balık larvalarıyla beslenir.  

turkiyedenizleri (63)
Resim 23. Papaz Balığı

SARGOZ (Diplodus sarguz)

Sırtı sarı-kahverengi, yanları ve akarın tarafları gümüş rengine yakın bir renktir. Bu görüşleri ile deniz çayırlarına renk bakımından uyum sağlamıştır. Zemine yakın yerlerde yüzerler. Genellikle kayalık ve kumluk alanlarda yaşarlar. Bunun yanı sıra denizçayırlarının arasında da görülürler. Boyları ortalama 15-20 cm dir ve 45 cm ye kadar ulaşabilirler. Vücut şekilleri karagözünkine benzer, ancak sargozun vücudu biraz daha oval yapılıdır. Genellikle küçük omurgasızlarla beslenirler.

turkiyedenizleri (65)
Resim 24. Sargoz

SARIKUYRUK (Seriola dumerili)

Akdeniz’de yaşayan, genelde 30-50 cm, en çok 100 cm olabilen İstavrit türünden bir balıktır. Diğer ülkelerde 150-200 cm olanlarına rastlanır. Yumuşakçalar, kabuklular ve küçük balıkları avlayarak beslendiği kayalık sahillerde küçük sürüler halinde yaşar. Üreme devresi bahardan yaz sonuna kadardır. Eti lezzetlidir. Japonya'da bol miktarda üretimi yapılır. 

turkiyedenizleri (66)
Resim 25. Sarıkuyruk

SARPA (Sarpa salpa)

Genç bireyleri koyu ve gri renklidir. Erginlerinde renk maviye döner. Gövdelerinde 10-16 adet turuncu ya da altın sarısı çizgi vardır. Yan yüzgeçlerinin hemen başlangıcında siyah bir leke bulunur. Genellikle ilk 20 metreye kadar olan sığ sularda yaşarlar. Yaklaşık 20 cm boya ulaştıklarında ergenliğe ulaşırlar. Ortalama olarak boyları 15-25 cm arasındadır. Gen bireyleri omurgasızlarla beslenirken, erginleri bitkisel besinleri tercih ederler. Caulerpa türü bitkileri de yediklerinden zehirli olabileceği düşünülür ve yenmeleri sakıncalıdır.

turkiyedenizleri (67)
Resim 26. Sarpa

SİNARİT (Dentex dentex)

Kumlu ve taşlık diplere yakın alanlarda yaşarlar. Deniz çayırlarına yakın bölgelerde de görülebilirler. Sığ suları fazla tercih etmezler. Karagöz ailesinden olan Sinarit Ege ve Akdeniz'in sert, hareketli ve kuvvetli bir balığıdır. 1-1,5 m boy ve 10 - 15 kg ağırlığa büyüyebilir. Kabuklular, yumuşakçalar ve özellikle Mürekkep Balığı ile beslenir. Kuvvetli çenesiyle bir İstakozu rahatça kırıp, yiyebilir. Yazın kıyıların "taşlık, kayalık bölümlerinde; kışın da 300 m ye" varan derinlerde küçük sürüler halinde yaşar. 

turkiyedenizleri (68)
Resim 27. Sinarit

TEKİR (Mullus surmeletus)

Karadeniz dışında diğer denizlerimizde yazın rastlanır. Boyları 15 - 35, en çok 25 cm olabilir. Kumluk, çamur veya taşlık kıyı kesimlerinin 3 m den 100 m ye kadar derinlerinde gidip gelerek yaşar. Diplerdeki kabuklular, böcekler ve diğer canlılarla beslenir. Yaz aylarında üreyip yapışkan yumurtalarını 10 - 60 m derinlere bırakır. 

turkiyedenizleri (69)
Resim 28. Tekir

YAZILI HANİ (Serranus scriba)

Uzunluğu en çok 25 cm olabilen Yazılı Hani kendi türünün tipik bir örneğidir. Belli bölgelerde yalnız yaşar. Levrek Balığı ailesindendir. Kendinden küçük balıklar, karides gibi kabuklularla beslenir. Yaklaşık 30 m derinlerde, belirli bölgelerde yalnız yaşar. Baş kısmındaki, çeşitli renk ve süslemelerden 'yazılı' ismini alır. Üremeleri Mayıs - Haziran arasında olup, cins ve türlerine göre 18.000 - 900.000 yumurta döker.

turkiyedenizleri (70)
Resim 29. Yazılı Hani

 
Ata Burak Çakaloz
info@abcakaloz.com